2 Ocak 2013 Çarşamba

Delikten akıp giden hayat

Hayatımızın kitap okumadan, güzel bir müzik dinlemeden, sevgilimizin minik, güzel ellerinden tutmadan, sevişmeden, arkadaşlarla oturup birer kadeh içmeden, denizde sırtüstü yatıp gözlerimizi güneşten kamaştırmadan, "oh be iyi ki yaşıyorum" demeden geçen her saniyesi boşa harcanmıştır.


3 yorum:

missipisi dedi ki...

beşiktaşta bir şubede, kredi dosyaları arasında gömülmüş, kimseyle konuşmayan, üstelik de beyninin içinde matkaplar çalıştırılan adama da bu yapılmaz ki. neymiş. sırtüstü yatıp gözlerimi güneşten kamaştırıp oh be iyi ki yaşıyorum diyecekmişim.

küfredecektim vazgeçtim.

Buğra dedi ki...

+1 katiliyorum ehe :)

Kerem Kılıç dedi ki...

Ya biz hayata tutunmanın bedeli olarak bunu istediğimiz (dilediğimiz) sıklıkta yapamıyoruz elbette. Yine de hayali de güzel değil mi? (değil derseniz alınmam)