20 Şubat 2009 Cuma

Doğan Grubu'na Verilen Ceza ve Psikolojik Savaş


"İyinin doğruya yenilmesi gibi özgür irade de psikolojik savaşa yenik düşecek mi?"

Doğan Grubu'na verilen cezadan sonra böyle bir soru not almışım.

Medya iktidarın elde tutulabilmesi için sahip olunması gereken birincil kalelerden. Ülkemizde bugün medyanın gücü değil güçlerin medyası olduğu ve bu güçlerin savaş halinde olduğunu iddia etmek yanlış olmaz sanırım. Kimin kazanacağı o kadar da önemli sayılır mı emin değilim; ama bu savaş dünyanın ilerlediği noktayı ifade eden binlerce vahim alametten biri.

İlmi metodların ilerlemesiyle, iktidarı elde tutmakta askeri yöntemlerden daha önemli bir hale geldi propaganda. Bugün gelinmiş olan noktada, Cesur Yeni Dünya ya da 1984'teki benzeri, halinden memnun, devletin isteğine uygun karakter, düşünüş ve inanış tarzına sahip insan sürülerinin koşullandırılarak yaratılması sadece bir hayalden ibaret değil.

Ve totaliter bir rejim altında özgür iradeye sahip olmayan, koşullandırılmış insanlardan oluşan bir dünya düşüncesi birbirini toplu yıkım silahlarıyla yok eden insanlar düşüncesinden bile daha korkunç.

Bir ütopya falan da sayılmaz bu düşünce. Bugün demokrasi ile yönetildiği söylenen yerlerde bile demokrasinin varlığı bir yanılsamadan ibaret sayılabilir. İnsanlar mutlaka bir şekilde manipüle ediliyor.

Avrupalılar özgürlükleri ve demokratik haklarıyla övünürken, sahip oldukları refahın az gelişmiş milletlerin sömürülmesi üzerine kurulduğunu akıllarına getirmiyorlar. Ya da ABD, halkının birliğini sağlamak için terör faaliyetleri kartını kullanıyor.

Yazıyı geliştirmekte oldukça zorlanıyorum. Kendimi daha da zorlamadan, iyinin doğruya yenik düşmesinden bahsedip yazıyı bitireyim mümkünse.

Biliyorsunuz, ilmi metodların köpeği olan medeniyetler, takdire şayan bir hızla gelişip diğer medeniyetler üzerinde güce sahip oldular efenim. Bu da akılcılığa tapmak gibi bir sonuç doğurdu. Hım biraz daha açayım. Bilimsel yöntem belli bir soruna çözüm bulmaya yarar, sorunu çözmenin akılcı yöntemleri dışında hiçbir şey ile ilgilenmez. Kendi için tamamen tutarlı, şüphe edilemeyecek bir yöntem olması dolayısıyla huşu uyandırıcı bir hödödür.

Hıh, ama işte, bilim somut şeylerle uğraşır, "Bu sorunu neden çözmeliyiz?" diye sormaz asla, ya da "Bu sorunu çözmek insanlığın iyiliğine mi olur?" demez. Etik değerleri yoktur.

Günümüz toplumu, işte bu bilime tapan eğitim sistemi tarafından yetiştirildiği için etik anlayışı yetersiz, bencil, birbirini öldüren insanlardan oluşuyor işte. Dünyanın kapitalizm ile işleme sebebi de bu. Etik diye bir ders yok mesela ilköğretim ya da lise öğrencilerinin ders programında, felsefe de üstünkörü gösteriliyor yalnızca. "Din Kültürü" hedesinden ise bahsetmek bile istemiyorum.

Demem o ki, insanlara, genel olarak insanlığın iyiliğini düşünmeyi öğretebilmiş olsaydık, onları birarada tutabilmek için milliyetçilik, din, çıkar vs. gibi sırasıyla, nefret, göt korkusu, bencillik temalı olguları kullanmak zorunda kalmazdık. Güzel güzel yaşayıp giderdik.

Yazı oldukça kötü oldu ama toparlayamayacağım. Sevgiler:)

Sonradan Edit: Politika diye bir şey olduğunu öğrenen Buğra yazı yazmaya karar veriyor Vol:4

3 yorum:

kaan dedi ki...

bilimin etiği olmalıdır.bilimin etiği yoksa o da kapitalizmin meta kategorisine indirdiği ve kendi hizmetine adadığı şeylerden sadece birisi olur.kapitalizmin hizmetinde olan bilim sadece kârlılığı olan şeylerle ilgilenir.mesela obeziteyi icat eder sonra zayıflama hapları üretir.abd'de adamlar öküz gibi yiyip şişerken, afrika'da insanlar açlıktan ölüyor.sonra da kıt kaynaklar, yoksullukla mücadele filan gibi gerzekçe aptalca sadece manipülasyona yönelik şeyleri bilim diye üniversitelerde okutuyorlar.senin de dediğin gibi "bilime tapmak"tan ne zaman kurtulursak o zaman bilim özüne ulaşacaktır.ilerlemeci, pozitivist akımların kurucuları rönesans döneminde "ilerlemenin her derde deva olduğunu ve her sorunu çözeceğini" ileri sürüyorlardı.fakat günümüzde bilim tam bir tabu haline geldi ve çözümsüzlüğün, sefaletin, ahlaksızlığın da temelini oluşturmuş durumda.

Kerem dedi ki...

Kaan'a katılıyorum.

Bilimin ve pozitizmin felsefesini yapmak, onun varlığını ve işlevini sorgulamak gerçekten çok önemli.

"Doğan grubuna verilen ceza" konusunu atlamışsın ama Buğracım :)

Endure, in enduring grow strong. dedi ki...

3. satırda yazıyo işte abi napıyım daha:)