25 Mart 2013 Pazartesi

Sanat aslında bohemlere has bir şey değil. Bir orijinal Picasso tablosunu alıp, diyelim ki, Fatih'de, Sincan'da, ya da Keçiören'de sergilesek, civardan geçen insanlara da fikirlerini sorsak, nasıl yorumlar alırız? Bu insanların yorumlarının bu işin okuluna gitmiş, ömrünü bu işe adamış insanların yorumlarından daha az geçerli olduğunu söyleyebilir miyiz? Ya da mesela dokunabilmek için yılın her günü her saat 400 kişinin sıra beklediği Topkapı'daki Hz. Muhammed'in hırkasının (sakal mıydı yoksa?, ya da külot muydu?) belli sosyoekonomik seviyedeki insanlar için Picasso tablosundan daha değerli olması bize neyi anlatıyor?


Ankara'da geçen öykülerden oluşan bir kitap çıkmış.



3 yorum:

Buğra dedi ki...

Bence sanattan zevk almak icin en azindan cok temel bir egitim gerekiyor keremcim. Bu egitimin de ilkokulda falan verilmesi lazim aslinda. Kitabi aldin mi, ne ki bu?

Buğra dedi ki...

resim de hisler falan veriyor yani ama en nihayetinde en temel olarak renkle ilgili bir sey. renkleri birazcik okuyabilmek gerekiyor en azindan. ya da ne biliyim yanlis olabilir

Kerem Kılıç dedi ki...

Ya ben eğitim olayını pek bilmiyorum. Bize ilkokulda resim derslerinde zorla abuk subuk şeyler çizdirirlerdi. ben de çok beceriksiz olduğum için resimden tamamen soğudum. renk uyumları, tonlamalar ve belki de akımlar hatta eğitim verilebilir ama görmeyen göz yine göremez gibime geliyor Buğracım.