24 Mart 2012 Cumartesi

Florence+The Machine Konseri 23.03.2012

Konserden geldim. Uyumadan önce taze taze yazayım.

Öncelikle Florence gerçekten büyüleyiciydi. Konserlerinde hep giydiği tarzda kolları dökümlü(ya da püsküllü mü denir bilemiyorum) şeker pembesi bir elbisesi vardı. Zıpladı hopladı. Sesi gerçekten muhteşemdi, albüm kayıtlarından hiçbir farkı yoktu. Rabbit Heart, Only If For A Night şarkılarında çok eğlendim hopladım zıpladım ben de. Gerçi genel olarak konser boyunca yaptım bunu. Alman seyirciler için aynı şeyi söylemek mümkün değil ama.
Buna baya benziyordu işte. Maalesef kameram falan yok, cep telefonum da fotoğraf çekemiyor pek.

Almanları sevmek için gerçekten çaba harcadım, ama olmuyor. Doktoraya falan burada kalırsam naparım bilmiyorum. Yahu minimum €40 ödemişsin, biletini aylar öncesinden almışsın. Anca sahneye kamera tutuyorsun konser boyunca. Ayrıca o kadar indie tipler vardı ki anlatamam. Kızlar yine iyi bence, belki erkek olduğum için böyle düşünüyorumdur bilmiyorum.Sağı solu sütyenin biraz daha altına kadar açık tank top giyen bir sürü kız vardı, moda heralde.
Bunun gibi işte, ama bu daha güzel görünüyor, renkler güzel.
 
Fakat örneğin, cırtlak cırtlak renkleri erkeğe yakıştırmak zor, adabı var en azından giymek için. Kız gibi görünen feminen erkeği kızlar niye çekici bulsun yahu? Ben gay olsam da yine sikici, maskülen erkek tercih ederdim. Karikatür gibi tipler vardı, elemanın biri mesela beyaz atlet giymiş, altına skinny kot, kolunda da gemi çapası şeklinde dövme, üstüne devasa gri bir atkı sarmış. Indie saç(kısa saç, ama önü uzun biraz yana doğru atılmış), ve kalın çerçeveli gözlük. Hipster mı diyorlar ne diyorlar? Açıkçası bizim ülkede öyle gezse çok rahat döverler, ben de hak veririm.

Konsere dönmek gerekirse, müziğin yanında, ışık ve dekor da muhteşemdi. Kesinlikle müziğe çok yakışıyordu. Halo şeklinde ışık topları, renkli kilise camları şeklinde bir arka plan vardı. Işıklar ve müzikle senkronizasyon çok iyiydi. Çük kadar yerde nasıl bu kadar iyi yaptılar anlamadım, 1000 kişi falan ancak alır mekan diye tahmin ediyorum. Florence çok fazla konuşmadı, arada birkaç şey söyledi ama çok mıymıy bir hanım kızımız zaten takip ediyorsanız biliyorsunuzdur, anlaşılmadı hiçbir şey.
Fikir vermesi açısından bu tip renklerde 3 adet yan yana ince gotik tarz kilise penceresi düşünün.

Bence burada Florence dinleyen insanların çoğu, madem indieyiz biz dinleyelim bunu, modunda dinliyorlar. Çünkü sevdikleri diğer şeyler genelde Florence'la hiç alakası olmayacak kadar dandik şeyler http://www.youtube.com/watch?v=SR6iYWJxHqs gibi. Aynı ruhsuz kitle, konser bitiminde tanesi €30 olan tişörtleri kapış kapış aldı. Eğlence sektörünün Almanya'yı sevmesinin sebeplerini canlı canlı gözlemlemiş oldum.


Bir de bilmeden balkon bileti almışım. Bir avuç insanla beraber izlemek durumunda kaldım. Aşağıdaki izleyiciler de çok başarısızdı ama balkondakiler felaketti. Neyse sağlık olsun, güzeldi ya sesim kısıldı sanırım. Ziyadesiyle tatmin oldum ve etkilendim. Son olarak grubun Machine kısmı da genel olarak çok iyiydi. Arp var lan mesela. Vokalist çok başarılıydı.

Uykusuzluktan bayılacağım yakında. Daha extroverted bir insan olmalıyım. Bir yandan birçok insan tanımak istiyorum , öte yandan sanırım hayatımda bir çaba göstererek tanıştığım bir kişi bile olmadı şimdiye kadar.

1 yorum:

Kerem Kılıç dedi ki...

Bugracim cok guzel yazmissin. Ozledim cok kardesim.