2 Eylül 2010 Perşembe

Referandum Hedesi

Referandum meselesine şöyle bir baktım. Falan filan, giriş yapamıyorum eheh, hayır diyeceğim kısacası. Sebepleri de şöyle:

Öncelikle 30 adet maddenin bir arada oylanıyor olması ve bunların 27'sinin süs olsun diyerekten dikkatleri başka yere çekme stratejisi sonucu olarak koyulmuş olması oldukça sinir bozucu ve ayıp. Dayatmacı ve aşağılayıcı bir tutum.

Yargı meselesine gelince, baktım maddelere de; tamam yani, dünyanın sonu gelmiyor o kadar da kötü maddeler değil. Anayasa mahkemesi üyelerinin parlamentoda seçilenleri nitelikli çoğunluk tarafından seçilebilseydi mesela güzel bir madde olmuş olabilirdi o. Bir de insanın aklına "AKP aynı maddeleri Ahmet Necdet Sezer cumhurbaşkanıyken de geçirmeye çalışır mıydı?" diye bir soru geliyor. Cevap, pek tabi ki hayır. Hatta o zamanlar cumhurbaşkanının, YÖK Başkanı'nın yetkileri çok yüksek, azaltılmalı diye bağırıp durmaktaydılar. Bu anayasa değişikliğiyle cumhurbaşkanının yetkileri daha da artıyor.

Şu an gelinen noktada, iktidarın hareketleri ise asıl amaçları konusunda net bir fikir sağlıyor. Örneğin, anayasa mahkemesinin üye sayısının artırılması belki benim bilmediğim önemli bir gerekliliğin sonucudur, ama benim aklıma AKP tarafından atananların çoğunluğu ele geçirmesini sağlamaktan başka bir sebep gelmiyor. AKP yıllardır iktidarda. Bu dönem içinde gücün sahipleri değişiyor denebilir, ama ülkemizin özgürleştiği söylenemez. Ben, bilakis özgürlüklerin azaldığını hissediyorum en azından.

Sonuç olarak bir avuç elitist yargıyı vesayetleri altına almış olabilir, bu konuda hayır öyle değil diye bağıramam. Ve fakat AKP iktidarının da ülkeyi demokratikleştirmek ve özgürleştirmek amacıyla bu anayasa değişikliği teklifini yaptığına katiyen inanmıyorum. Kuvvetler ayrılığının olmadığı ve iktidarın, mutlak güç ile her kurumu kontrol edebildiği bir Türkiye, bir avuç elitistin yargıyı vesayetleri altında tuttuğu bir Türkiye'den daha korkunç.

Bir de "gerçek solcular" ve AKP'nin beraberce tutturdukları "Ya bizdensin, ya darbeci." söylemine kılım, o yüzden.(Darbeci yerine kemalist, laikçi, elitist, faşist vs. de gelebilir.)

Tam toparlayadım sanki. Düşüncelerim burada sona eriyor.

2 yorum:

Kerem dedi ki...

Buğracım fişlenmezsin sanırım, çok ağır bir yazı olmamış.

Aşağıdaki 1. yazını tam olarak anlayamadım ama görüşlerine katılıyorum.

Bu en son Yartıgay hakimlerinin dinlenmesi olayında da vaziyet son derece kötü. Şimdi adamların söyledikleri laflara bakıp kızarsak ve dinleme olayının vahametini atlarsak, ilerde ülke nerelere gider tahmin edemiyorum.

Cumhuriyet'e o kadar kızma ya ayrıca :). Ne yapsın adamlar, siyasi skalanın orasında da birileri bulunmak zorunda. Hem son zamanlarda yazıların niteliğinde artış gözlemliyorum.

Buğra dedi ki...

neyi anlamadın olm :)yok ne kızcam cumhuriyet'e :)