29 Mayıs 2010 Cumartesi

Uğrunda Yaşayıp Ölebileceğim Fikir - 1 Ağustos 1835

" ...    Bir iki istisna dışında arkadaşlarımın benim üzerimde belli bir etkisi olmadı. Kendisi hakkında net olmayan bir hayat kaçınılmaz olarak pürüzlü bir yüzey gösterir; belli olguları ve aşikar uyumsuzluklarını göze almaktan kaçındılar; bunları daha yüksek bir anlaşmada çözmeyi deneyecek ya da bunun iç gerekliliğini algılayacak kadar benimle ilgilenmediler. Bu yüzden benim hakkımda görüşleri hep tek taraflı oldu, ben de, bunun sonucu olarak onların sözlerine çok fazla ya da çok az bir ağırlık verdim. Artık onların tesirinden ve yaşama alanım üzerindeki muhtemel yanıltıcı etkisinden geri çekildim. Böylece bir kere daha hayatıma başka bir şekilde başlamam gereken noktada duruyorum. Şimdi kendime sakin bir bakış ayarlayıp ciddi hareket etmeye başlayacağım; çünkü ancak bu şekilde, çocuğun ilk bilinçli eylemiyle kendisine "ben" demesi gibi, kendime daha derin bir anlamda "ben" diyebileceğim. 

Fakat bunun için sabır gerekir, insan eker ekmez biçemez. Müritlerine üç yıl suskun durmalarını emreden, bu sürenin sonunda her şeyin yoluna gireceğini söyleyen filozofun yöntemini aklımda tutacağım. İnsan şölene şafakta değil güneş batımında başlar. Tinsel alemde de böyledir, ışığın parlayıp belirmesi ve güneşin bütün ihtişamıyla parlayıp çıkması için ilk önce biraz çalışmak gerekir. Her ne kadar Tanrının güneşi iyinin üstüne de kötünün üstüne doğurduğu, yağmuru haklının üzerine de haksızın üzerine de indirdiği söylense de tinsel alemde durum böyle değildir. Ve zarlar atıldı - bu yolun dönüşü yok artık! Bu yol kesinlikle mücadeleye götürür ama vazgeçmeyeceğim. Geçmiş için yas tutmayacağım - neden yas tutayım ki? Enerjiyle çalışacağım, o sırada daha da derine gittiğini unutup ne kadar gömüldüğünü hesaplamaya başlayan bataklığa saplanmış adam gibi yas tutarak zamanı boşa harcamayacağım. Keşfettiğim yol üzerinde hızla yol alacağım. Lut'un karısının yaptığı gibi dönüp ardıma bakmadan, yolumda karşıma çıkanları selamlayacak; fakat mücadelemizin yokuş yukarı olduğunu unutmayacağım."
Sören Kierkegaard

1 yorum:

Kerem dedi ki...

Güzel bir yazıymış Buğracım. Manifesto kıvamında.

Fotoğrafla süper uymuş. Bu kürek ve azim ruhuna bayılıyorum.

Canım benim.