5 Temmuz 2009 Pazar

Andy!

Amerikalılar hakkında benim de bir miktar sahip olduğum ön yargıya göre bu millet kültürsüz ve ukala denyolardan oluşmaktadır.

Andy Roddick, o uzaktan gördüğünüzde tipik bir Amerikalı diyeceğiniz adam, bu önyargıyı tamamen kırıp paramparça etti. Kariyerinin başlarında iyi servisi olan sıradan bir oyuncuydu. Hiçbir zaman ukalaca bir şey söylediğini, kortta çirkefçe bir hareket yaptığını görmedim.[Terbiyesizlik diye nitelendirelebilecek şeyler yaptığını söyleyenler çıkabilir, bilmiyorum doğruyu söylemek gerekirse.]

Son yıllarda kendini gerçekten çok geliştirdi. Tenisin Hall of Fame'ine girecek kadar iyi bir oyuncu bence kendisi artık. Dünya üzerindeki en hızlı servisleri atan kişi olması da cabası.

Ve bu; ziyadesiyle sempatik, çalışkan ve tevazu sahibi adam, bugün Federer'e karşı Wimbledon finalindeydi. Final öncesi onu küçümseyenler ve Federer'in maçı rahatça 3-0 alacağını söyleyenler oldu.

Andy ise bu söylenenlere yanıtını kortta verdi. Federer'in servisini kırarak ilk seti 7-5 aldı. Daha sonra tie-break'ler sonucu ardarda iki set verdikten sonra 4. seti tekrar Federer'in servisini kırarak kazanmasını bildi.

Final seti tek kelimeyle epikti. Tam 95 dakika sürdü. Roddick çok, çok iyi dayandı. Durum 8-8'ken servis kırma şansı da yakaladı. Ama maalesef olmadı. Nihayet, yorulmaya başladı Roddick. Federer ise kendini gücünü ekonomik kullanarak Roddick'in hata yapmasını bekledi ki, başarılı da olsa, bence hoş bir strateji değil. Yine de sette durum 15-14 olana kadar dayandı Andy ve benim gönlümün şampiyonu olmayı başardı.

Ödül töreninde, kızarmış gözleriyle "Günün birinde yukarıda bu turnuvayı kazananların isimlerinin yanında benimki de olacak." şeklinde söz veren Andy'e saygım bir kat daha arttı . İnanıyorum ki seneye kondisyon basıp gelirsen ağlatacaksın Federer'i Andy'm. Muhteşem performansın için teşekkürler.

2 yorum:

Kerem dedi ki...

Güzel bir yazı olmuş Buğracım.

Kendi blogumda sana yazdığım cevapta Andy'ye karşı kızgın tavrım, Federer'i yenmesi konusunda çok ümitlenip sonra çok hayal kırıklığına uğrayıp üzülmemdendir. Aslında o yorumu yaptığıma baya pişman oldum şimdi. Kendisine kişisel bir kırgınlığım asla olamaz zira beni de zevkten çıldırttı finali izlerken ve performansını da çok çok takdir ettim.

Federer'den de hersamimiyetten uzak tavrında ve yapay sevinmelerinde (arıca çirkefliği ve tenis kültürüe, sportmenliğine uzaklığı her halinden belli olan kazulet [hamileymiş ama] karısını kamera her çektiğinde) daha da çok tiksiniyorum. Onu sempatik bulanları da analmakta oldukça zorlanıyorum.

Neyse işte Okay'la ABD Açık'ın Bayanlar yarı finaline ve Erkekler çeyrek finaline bilet aldık. Kaçtı biraz ama umarım değer iyi adamlara rastgeliriz.

Buğra dedi ki...

İstediğin yorumu yap adamım ya, istersen koy amına. Mühim değil nolcak :)

Federer'i severdim biliyorsun, ama eskiden böyle oynamıyordu bu herif. Çok daha estetik ve daha atak bir oyunu vardı.[Ya da bana öyle geliyor en azından] Benim de pek sempatim kalmadı kendisine, karısı düşürüyordu cidden bebeği ya ehueh.

Oha süper, ne güzel keremcim. İmreniyorum :(