29 Mayıs 2011 Pazar
18 Mayıs 2011 Çarşamba
"Bu bedenlerle öleceğiz. Önümde yaşadığınızı görüyorum, kardeşler, beynimin gözleriyle cesetlerinizi görüyorum. Önümde oturan bu aynı bedenler ceset sıraları olacak. Ve sizinle konuşan şu ben, işitip görüyorsunuz beni, soluduğumu ve devindiğimi görüyorsunuz; bu soluyan beden cesedimdir benim ve ben mezarımda yaşıyorum. Ölüm yeriniz için tek bir kesin şey var: Şimdi oradasınız, cesetlerinizde oturuyorsunuz; ileriye bakmayın, olduğunuz yerde öleceksiniz."
"Çoğulcu bir toplum özgürlüğünün pahasını karışıklık ve yabancılaşmayla öder."
"Kültür, dünya üstünü kaplamış olan, önceleri yok sayılan umutların, korkuların ve isteklerin büyük bulutuna bir biçim bulmaya uğraşmaktadır."
Düşününce kültür cidden çok ilginç bir olgu(ya da hede) Ortalamanın etik ve ahlak anlayışını kabullenmeye programlanıyoruz, bazı dürtülerimiz kendimizden şüphe etmemize sebep oluyor. Ya da tam tersi falan.
Afişlerde ve gazetelerde gerçek fotoğraflar yerine çizgiroman tarzı görüntüler kullanılsa güzel olabilir, değişik de olur günümüz için.
Bazen elimdeki gücü artislik yapmak için kullanmak istiyorum, ya da böyle, bir laf etmek istiyorum, çözülmesi gereken sorun boka sarsa bile cool bir şey söylemiş olayım diye, ama kendimi dizginliyorum. Dizginlemeliyim sanırım.
Bir de bugün genel olarak hayatla ilgili bir şey daha öğrendim. Ya da kabullenmeyi başardım sonunda da denebilir. Ben sevmediğim insanları silip atmayı çok severim. Sevmediğim kişilerle herhangi bir şekilde de olsa ilişkimi korumaya çalışmamın gerekmesi beni rahatsız eder. Uzun süredir bunu belli platformlarda rahatsız ola ola sürdürüyordum. Bugün sonunda dedim ki, ya gardeş dedim(kendime dedim), sevmediğin insanlarla muhattap olduğun için kendini haksızlıklara uğrayan süper bir insan olarak görüyorsun da, dedim, bu gayet normal bir şey dedim. Bi daa adam ol da sevmediğin insanlarla ilişkini sürdürmeyi gayet normal bir şey, bir hayat gerçeği olarak karşıla, dedim, herkes yapıyor lan bunu artislik yapma bebe, dedim. Adeta bir aydınlanma anı idi, ama o kadar da glamorous duygular içine girmedim yane.
Türkçe dersinde sunumumu Rene Magritte üzerine yapmak istiyorum, sunumu hazırladıktan sonra buraya da koyarım belki. Kerem ara la gardeş bir ara.
"Çoğulcu bir toplum özgürlüğünün pahasını karışıklık ve yabancılaşmayla öder."
"Kültür, dünya üstünü kaplamış olan, önceleri yok sayılan umutların, korkuların ve isteklerin büyük bulutuna bir biçim bulmaya uğraşmaktadır."
Düşününce kültür cidden çok ilginç bir olgu(ya da hede) Ortalamanın etik ve ahlak anlayışını kabullenmeye programlanıyoruz, bazı dürtülerimiz kendimizden şüphe etmemize sebep oluyor. Ya da tam tersi falan.
Afişlerde ve gazetelerde gerçek fotoğraflar yerine çizgiroman tarzı görüntüler kullanılsa güzel olabilir, değişik de olur günümüz için.
Bazen elimdeki gücü artislik yapmak için kullanmak istiyorum, ya da böyle, bir laf etmek istiyorum, çözülmesi gereken sorun boka sarsa bile cool bir şey söylemiş olayım diye, ama kendimi dizginliyorum. Dizginlemeliyim sanırım.
Bir de bugün genel olarak hayatla ilgili bir şey daha öğrendim. Ya da kabullenmeyi başardım sonunda da denebilir. Ben sevmediğim insanları silip atmayı çok severim. Sevmediğim kişilerle herhangi bir şekilde de olsa ilişkimi korumaya çalışmamın gerekmesi beni rahatsız eder. Uzun süredir bunu belli platformlarda rahatsız ola ola sürdürüyordum. Bugün sonunda dedim ki, ya gardeş dedim(kendime dedim), sevmediğin insanlarla muhattap olduğun için kendini haksızlıklara uğrayan süper bir insan olarak görüyorsun da, dedim, bu gayet normal bir şey dedim. Bi daa adam ol da sevmediğin insanlarla ilişkini sürdürmeyi gayet normal bir şey, bir hayat gerçeği olarak karşıla, dedim, herkes yapıyor lan bunu artislik yapma bebe, dedim. Adeta bir aydınlanma anı idi, ama o kadar da glamorous duygular içine girmedim yane.
Türkçe dersinde sunumumu Rene Magritte üzerine yapmak istiyorum, sunumu hazırladıktan sonra buraya da koyarım belki. Kerem ara la gardeş bir ara.
6 Mayıs 2011 Cuma
Devlet Bahçeli iyi ki var bence. R. T. Erdoğan ve Bülent Arınç falan gerçekten de çok terbiyesiz ve seviyesiz insanlar.Söyledikleri bazı şeylere ben onlar yerine utanıyorum. Kılıçdaroğlu ise biraz vasat açıkçası.
http://www.swfcabin.com/swf-files/1285011426.swf
http://www.swfcabin.com/swf-files/1285011426.swf
Youporn kapandığında sesimi çıkarmadım, o siteyi kullanmıyordum. Xvideos kapandığında sesimi çıkarmadım, Turkish arşivi beni ilgilendirmiyordu. Youjizz'i kapatmaya geldiklerinde, pornomu savunacak kimse kalmamıştı...
14 Nisan 2011 Perşembe
Merhaba,
Olabildiğince çok şey hissetmek gerekiyor. Çok şey yapmak mesele değil.
Tunç gerizekalısı, sevdiğim birkaç insandan birisin ve ölmezsen sevinirim.
Nolursa olsun elimden geleni yapacağım. Çünkü savrulmaya başlamak biraz korkutucu. İnsan en azından kaderini elinde tutmaya çalışmalı.
1 yıldan fazladır. O sıkılarak okuduğum roman sürekli takılıyor aklıma. Kişinin hayattaki amacının, dünyadaki tüm limanların resmini yapıp, bu resimlerin yapbozlarını yaptırıp, yapbozları çözmeyi başardıktan sonra da onları hiç var olmamışlarcasına yok etmek olması oldukça yerinde. Düşündüğüm zaman "Şunu yapmak daha yerinde olur." diyebileceğim bir şey bulamıyorum. Sonra, bir dönem okula gelip sonra kimsenin haberini alamadığı üniversite öğrencisi geldi aklıma şimdi.
Kitabın güzelliği, yaşam mekaniğinin özünü sunabilmesiydi.(Kötülüğü ise dairelerdeki her bir siki uzun uzun betimlemesiydi.) Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği de tam bu yüzden güzeldi diye düşünüyorum(ben).
Bence; insanların sonsuza dek yaşayacakmış gibi hayatlarına devam etmeleri, daha sonra sarsıcı bir şey olması(ölüm, hastalık ya da hayatın akışını değiştirecek diğer şeyler) ve dünyanın bütün bu sarsıcı şeyler sonucu durmaması, gayet normal dönmesi kadar çarpıcı bir şey yok. Ben etkileniyorum bunu düşündüğüm zaman :)
Yaşam ya da ne bileyim dünya melankolik de değil, neşeli de değil, nötr.
Ayrıca, bence bu Survivor Taner'e laf edenler Taner'den daha mal çok bariz. Masterchef'deki Batuhan Chef de gayet süper bir insan.
Tunç gerizekalısı, sevdiğim birkaç insandan birisin ve ölmezsen sevinirim.
Nolursa olsun elimden geleni yapacağım. Çünkü savrulmaya başlamak biraz korkutucu. İnsan en azından kaderini elinde tutmaya çalışmalı.
1 yıldan fazladır. O sıkılarak okuduğum roman sürekli takılıyor aklıma. Kişinin hayattaki amacının, dünyadaki tüm limanların resmini yapıp, bu resimlerin yapbozlarını yaptırıp, yapbozları çözmeyi başardıktan sonra da onları hiç var olmamışlarcasına yok etmek olması oldukça yerinde. Düşündüğüm zaman "Şunu yapmak daha yerinde olur." diyebileceğim bir şey bulamıyorum. Sonra, bir dönem okula gelip sonra kimsenin haberini alamadığı üniversite öğrencisi geldi aklıma şimdi.
Kitabın güzelliği, yaşam mekaniğinin özünü sunabilmesiydi.(Kötülüğü ise dairelerdeki her bir siki uzun uzun betimlemesiydi.) Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği de tam bu yüzden güzeldi diye düşünüyorum(ben).
Bence; insanların sonsuza dek yaşayacakmış gibi hayatlarına devam etmeleri, daha sonra sarsıcı bir şey olması(ölüm, hastalık ya da hayatın akışını değiştirecek diğer şeyler) ve dünyanın bütün bu sarsıcı şeyler sonucu durmaması, gayet normal dönmesi kadar çarpıcı bir şey yok. Ben etkileniyorum bunu düşündüğüm zaman :)
Yaşam ya da ne bileyim dünya melankolik de değil, neşeli de değil, nötr.
Ayrıca, bence bu Survivor Taner'e laf edenler Taner'den daha mal çok bariz. Masterchef'deki Batuhan Chef de gayet süper bir insan.
3 Nisan 2011 Pazar
27 Mart 2011 Pazar
Hocalar oha yane benim antenler nasıl açık ya eheh, en son 2 sene mi 3 sene mi önce ne maceraya takıl isimli programda görmüştüm bu hatunu. ow çok iyi demiştim, kasığına doğru giden dövmesi de çok hoştu ehe. ondan sonra dün değil evvelsi gün ntv'de şu antipatik ve çok iyi zevklere sahip olduğunu düşünen adamın sunduğu programda gördüm, yekta kopan sanırım evet. ben bu kızceğizi bir yerden görmüştüm dedim. Caz eserleri icra ediyormuş, caz falan açmaz beni de, kız baya iyi.
YA bu amına kodumun dizileri filmleri programlar falan ne kadar da bizim ahlakımızı falan şekillendirmek üzerine kurulmuş, belli durumlarda nasıl davranmamız gerektiğini nasıl hissetmemiz gerektiğini falan bize gösteriyorlar. Hiç hoş değil bu, siz de rahatsız olmuyor musunuz bu durumdan?
Ondan sonra bazen içim sevgiyle doluyor insanlığa karşı, nadir olmakla beraber. Her ne kadar insanların hatrı sayılır bir çoğunluğundan, nazik bir şekilde belirtmek gerekirse, hiç hoşlanmıyor olsam da, diğerleri tarafından sevilmek saygı duyulmak falan istiyorum. Bu da günümüz insanının şeysi işte. Bu arada da bazen insanlara haksız yere kötü mü davranıyorum diye düşünüyorum bazılarına, ama sonra diyorum ki bu yanlış soru. Bu diğer insanlara haksız yere iyi davranıyorum ben diyorum ben.
Masterchef bence gayet süper bir program, jüri falan da gayet iyi. Eleştiren herkese kafam girsin.
Ya neyse öyle işte, umarım iyileşip forma girerim yine. Ölücem hastalıktan amk. Bir süper lüzumsuz yazı daha yazdım, okuyan bunları da sktirsin gitsin burdan.
YA bu amına kodumun dizileri filmleri programlar falan ne kadar da bizim ahlakımızı falan şekillendirmek üzerine kurulmuş, belli durumlarda nasıl davranmamız gerektiğini nasıl hissetmemiz gerektiğini falan bize gösteriyorlar. Hiç hoş değil bu, siz de rahatsız olmuyor musunuz bu durumdan?
Ondan sonra bazen içim sevgiyle doluyor insanlığa karşı, nadir olmakla beraber. Her ne kadar insanların hatrı sayılır bir çoğunluğundan, nazik bir şekilde belirtmek gerekirse, hiç hoşlanmıyor olsam da, diğerleri tarafından sevilmek saygı duyulmak falan istiyorum. Bu da günümüz insanının şeysi işte. Bu arada da bazen insanlara haksız yere kötü mü davranıyorum diye düşünüyorum bazılarına, ama sonra diyorum ki bu yanlış soru. Bu diğer insanlara haksız yere iyi davranıyorum ben diyorum ben.
Masterchef bence gayet süper bir program, jüri falan da gayet iyi. Eleştiren herkese kafam girsin.
Ya neyse öyle işte, umarım iyileşip forma girerim yine. Ölücem hastalıktan amk. Bir süper lüzumsuz yazı daha yazdım, okuyan bunları da sktirsin gitsin burdan.
20 Mart 2011 Pazar
Düş sokağı sakini bet sesli bir herif var ya murat yılmazyıldırım
Aha şu
Farkındalığını artırmak istiyor bu eleman halkın. Kardeş senin farkındalığının amına koyıyım. Ne diyordum tipe bak ya. Orta parmak da gözümden kaçmadı fotoda, başka akor mu yok lan akıllı?
Aspirin süper bir şey. Çok iyi 1 lira olm sadece. 1 lira lan 10 paket alsan 10 lira. Hiçbir şey değil. Tadı da çok iyi.
Aklıma şey geldi. Bu İbrahim Tatlıses bey beyninin sağ lobundan vuruldu ya. Bu arada Hülya Avşar çirkin bence, hadi çok haksızlık yapmayayım, zamanında da ortalama bir tipmiş. Bölümde görsem benim yaş grubumdaykene, şöyle bir adet yerini bulsun diye süzerim. Neyse ne diyordum, işte vuruldun falan ölüyorsun neredeyse. Bu ABD'de bir tane kadın yargıçpluskongreüyesi vuruldu ya beyninden 24 gün mü ne komada kalmıştı sanırsam. Şu üstte resmi görülen kadın, Gabrielle (Gabby) Giffords.Şimdi bakın, bu nokta çok önemli. Kadın uyanmış, önemli yalnız la. Sonra kadın ne istemiş? Çocuklarını kocasını falan mı istemiş? Hayır istememiş, tost istemiş. Evet işte bu nokta çok önemli, tost çok önemli yani. Tost değil sadece, tost ve tost tarzı diğer şeyler. Düşünün bunun üstüne bence, çok saçma bir şey söylemişim gibi duruyor olabilir. Ama saçma bir şey söylemiyorum, hayatla ilgili önemli bir nüve var (ya da nüveler mi var) bu sözlerimde.
Bu yazıyı da blog yaz diyen asuş ve kerem dedi mi bilmiyorum, dediyse o da için yazmış bulundum. Öykü Çelik vuhu
Diğer bir öykü, unbelievable
Herkesi öpüyorum.
Aha şu
Farkındalığını artırmak istiyor bu eleman halkın. Kardeş senin farkındalığının amına koyıyım. Ne diyordum tipe bak ya. Orta parmak da gözümden kaçmadı fotoda, başka akor mu yok lan akıllı?
Aspirin süper bir şey. Çok iyi 1 lira olm sadece. 1 lira lan 10 paket alsan 10 lira. Hiçbir şey değil. Tadı da çok iyi.
Aklıma şey geldi. Bu İbrahim Tatlıses bey beyninin sağ lobundan vuruldu ya. Bu arada Hülya Avşar çirkin bence, hadi çok haksızlık yapmayayım, zamanında da ortalama bir tipmiş. Bölümde görsem benim yaş grubumdaykene, şöyle bir adet yerini bulsun diye süzerim. Neyse ne diyordum, işte vuruldun falan ölüyorsun neredeyse. Bu ABD'de bir tane kadın yargıçpluskongreüyesi vuruldu ya beyninden 24 gün mü ne komada kalmıştı sanırsam. Şu üstte resmi görülen kadın, Gabrielle (Gabby) Giffords.Şimdi bakın, bu nokta çok önemli. Kadın uyanmış, önemli yalnız la. Sonra kadın ne istemiş? Çocuklarını kocasını falan mı istemiş? Hayır istememiş, tost istemiş. Evet işte bu nokta çok önemli, tost çok önemli yani. Tost değil sadece, tost ve tost tarzı diğer şeyler. Düşünün bunun üstüne bence, çok saçma bir şey söylemişim gibi duruyor olabilir. Ama saçma bir şey söylemiyorum, hayatla ilgili önemli bir nüve var (ya da nüveler mi var) bu sözlerimde.
Bu yazıyı da blog yaz diyen asuş ve kerem dedi mi bilmiyorum, dediyse o da için yazmış bulundum. Öykü Çelik vuhu
Diğer bir öykü, unbelievable
Herkesi öpüyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






