Hocalar oha yane benim antenler nasıl açık ya eheh, en son 2 sene mi 3 sene mi önce ne maceraya takıl isimli programda görmüştüm bu hatunu. ow çok iyi demiştim, kasığına doğru giden dövmesi de çok hoştu ehe. ondan sonra dün değil evvelsi gün ntv'de şu antipatik ve çok iyi zevklere sahip olduğunu düşünen adamın sunduğu programda gördüm, yekta kopan sanırım evet. ben bu kızceğizi bir yerden görmüştüm dedim. Caz eserleri icra ediyormuş, caz falan açmaz beni de, kız baya iyi.
YA bu amına kodumun dizileri filmleri programlar falan ne kadar da bizim ahlakımızı falan şekillendirmek üzerine kurulmuş, belli durumlarda nasıl davranmamız gerektiğini nasıl hissetmemiz gerektiğini falan bize gösteriyorlar. Hiç hoş değil bu, siz de rahatsız olmuyor musunuz bu durumdan?
Ondan sonra bazen içim sevgiyle doluyor insanlığa karşı, nadir olmakla beraber. Her ne kadar insanların hatrı sayılır bir çoğunluğundan, nazik bir şekilde belirtmek gerekirse, hiç hoşlanmıyor olsam da, diğerleri tarafından sevilmek saygı duyulmak falan istiyorum. Bu da günümüz insanının şeysi işte. Bu arada da bazen insanlara haksız yere kötü mü davranıyorum diye düşünüyorum bazılarına, ama sonra diyorum ki bu yanlış soru. Bu diğer insanlara haksız yere iyi davranıyorum ben diyorum ben.
Masterchef bence gayet süper bir program, jüri falan da gayet iyi. Eleştiren herkese kafam girsin.
Ya neyse öyle işte, umarım iyileşip forma girerim yine. Ölücem hastalıktan amk. Bir süper lüzumsuz yazı daha yazdım, okuyan bunları da sktirsin gitsin burdan.
27 Mart 2011 Pazar
20 Mart 2011 Pazar
Düş sokağı sakini bet sesli bir herif var ya murat yılmazyıldırım
Aha şu
Farkındalığını artırmak istiyor bu eleman halkın. Kardeş senin farkındalığının amına koyıyım. Ne diyordum tipe bak ya. Orta parmak da gözümden kaçmadı fotoda, başka akor mu yok lan akıllı?
Aspirin süper bir şey. Çok iyi 1 lira olm sadece. 1 lira lan 10 paket alsan 10 lira. Hiçbir şey değil. Tadı da çok iyi.
Aklıma şey geldi. Bu İbrahim Tatlıses bey beyninin sağ lobundan vuruldu ya. Bu arada Hülya Avşar çirkin bence, hadi çok haksızlık yapmayayım, zamanında da ortalama bir tipmiş. Bölümde görsem benim yaş grubumdaykene, şöyle bir adet yerini bulsun diye süzerim. Neyse ne diyordum, işte vuruldun falan ölüyorsun neredeyse. Bu ABD'de bir tane kadın yargıçpluskongreüyesi vuruldu ya beyninden 24 gün mü ne komada kalmıştı sanırsam. Şu üstte resmi görülen kadın, Gabrielle (Gabby) Giffords.Şimdi bakın, bu nokta çok önemli. Kadın uyanmış, önemli yalnız la. Sonra kadın ne istemiş? Çocuklarını kocasını falan mı istemiş? Hayır istememiş, tost istemiş. Evet işte bu nokta çok önemli, tost çok önemli yani. Tost değil sadece, tost ve tost tarzı diğer şeyler. Düşünün bunun üstüne bence, çok saçma bir şey söylemişim gibi duruyor olabilir. Ama saçma bir şey söylemiyorum, hayatla ilgili önemli bir nüve var (ya da nüveler mi var) bu sözlerimde.
Bu yazıyı da blog yaz diyen asuş ve kerem dedi mi bilmiyorum, dediyse o da için yazmış bulundum. Öykü Çelik vuhu
Diğer bir öykü, unbelievable
Herkesi öpüyorum.
Aha şu
Farkındalığını artırmak istiyor bu eleman halkın. Kardeş senin farkındalığının amına koyıyım. Ne diyordum tipe bak ya. Orta parmak da gözümden kaçmadı fotoda, başka akor mu yok lan akıllı?
Aspirin süper bir şey. Çok iyi 1 lira olm sadece. 1 lira lan 10 paket alsan 10 lira. Hiçbir şey değil. Tadı da çok iyi.
Aklıma şey geldi. Bu İbrahim Tatlıses bey beyninin sağ lobundan vuruldu ya. Bu arada Hülya Avşar çirkin bence, hadi çok haksızlık yapmayayım, zamanında da ortalama bir tipmiş. Bölümde görsem benim yaş grubumdaykene, şöyle bir adet yerini bulsun diye süzerim. Neyse ne diyordum, işte vuruldun falan ölüyorsun neredeyse. Bu ABD'de bir tane kadın yargıçpluskongreüyesi vuruldu ya beyninden 24 gün mü ne komada kalmıştı sanırsam. Şu üstte resmi görülen kadın, Gabrielle (Gabby) Giffords.Şimdi bakın, bu nokta çok önemli. Kadın uyanmış, önemli yalnız la. Sonra kadın ne istemiş? Çocuklarını kocasını falan mı istemiş? Hayır istememiş, tost istemiş. Evet işte bu nokta çok önemli, tost çok önemli yani. Tost değil sadece, tost ve tost tarzı diğer şeyler. Düşünün bunun üstüne bence, çok saçma bir şey söylemişim gibi duruyor olabilir. Ama saçma bir şey söylemiyorum, hayatla ilgili önemli bir nüve var (ya da nüveler mi var) bu sözlerimde.
Bu yazıyı da blog yaz diyen asuş ve kerem dedi mi bilmiyorum, dediyse o da için yazmış bulundum. Öykü Çelik vuhu
Diğer bir öykü, unbelievable
Herkesi öpüyorum.
25 Şubat 2011 Cuma
Yüzüçbin yılı nasıl bir yıl olacak acaba? Bence 1970'ler Türkiye'si gibi olacak, her şey çok eski görünecek, sandalyeler falan.
BJ şimdi Before Jesus'ın kısaltması da olabilir di mi? Ama blowjob'un da kısaltması, bu ilginç. BJ dunk:
Okulda bana rastlayan kişiler iç huzurunu sağlayamamış biri olduğumu düşünebilir. Fakat okulda olduğum için öyle davranıyorum, başka yerlerde kedi gibiyim.
Kerem hani her gün yazıcaktın lan, anca çalışıyosun sabahlara kadar ehe.
Bir de düğmeye basma durumundan bahsetmek istiyorum. Felsefe de yapılabilir bu konuda, ben felsefe yapmayayım da, bazı düğmeler basınca o basma tatminini vermiyor. Bazı düğmelere basınca ise tam basmış gibi hissediyorsun. O zaman iyi oluyor.
Konuştuğumda mantık ve zeka fışkırıyor bence çevreye.
Eve gitmek çok güzel bir şey, şiir yazdım.
Eve gitmek
Eve gitmek çok iyidir
Hep eve gitmek isterim
Arkadaşlarım bir yere çağırsa
Yok ben eve gidicem derim
Bir kız sana vericem
Akşam çıkalım dese
Çıkarım yani ama
Çok emin değilsem vereceğinden
çıkmayadabilirim.
Çünkü evde olmak güzel.
BJ şimdi Before Jesus'ın kısaltması da olabilir di mi? Ama blowjob'un da kısaltması, bu ilginç. BJ dunk:
Okulda bana rastlayan kişiler iç huzurunu sağlayamamış biri olduğumu düşünebilir. Fakat okulda olduğum için öyle davranıyorum, başka yerlerde kedi gibiyim.
Kerem hani her gün yazıcaktın lan, anca çalışıyosun sabahlara kadar ehe.
Bir de düğmeye basma durumundan bahsetmek istiyorum. Felsefe de yapılabilir bu konuda, ben felsefe yapmayayım da, bazı düğmeler basınca o basma tatminini vermiyor. Bazı düğmelere basınca ise tam basmış gibi hissediyorsun. O zaman iyi oluyor.
Konuştuğumda mantık ve zeka fışkırıyor bence çevreye.
Eve gitmek çok güzel bir şey, şiir yazdım.
Eve gitmek
Eve gitmek çok iyidir
Hep eve gitmek isterim
Arkadaşlarım bir yere çağırsa
Yok ben eve gidicem derim
Bir kız sana vericem
Akşam çıkalım dese
Çıkarım yani ama
Çok emin değilsem vereceğinden
çıkmayadabilirim.
Çünkü evde olmak güzel.
14 Şubat 2011 Pazartesi
Okuldan nefret ediyorum. Okul ölsün istiyorum. Okulu yakmak istiyorum.
Sakın interaktif kayıtlar için altyapı yapmasınlar, onun yerine "except wireless users" yazsınlar. Sabahın köründe gidelim, halk ekmek kuyruğu gibi labların önünde sıraya girelim, birbirimizi ezelim.
İnsanların kalitelisi var kalitesizi var, bazı insanlar çok bariz bir şekilde kalitesiz. Kalibre meselesi, kalibre.
Fakirliğin gerçekten de hiçbir ilginç yanı yok. Bu postu editliyim yarın.
Edit: Daha editliycem, üşeniyorum.
Soyadım Böhürler olsa utanırdım, böhürlemek.
Asuş'u öpüyirum buradan. Yüzkitabına girmeyeceğim artık, çok oyalanıyorum orada. Değerli vaktimi harcıyorum ve de gördüğüm şeyler sinirimi bozuyor. Ekşi Sözlük de aynı şekilde, bazen sırf sinirimi bozmak için oralara giriyormuşum gibi geliyor. Ekşi Sözlüğe yine biraz girerim ama sanırım.
Bu dönem kendime verdiğim diğer bir söz ise bu dönem asla ve kata sabahlamayacağım.
AVM'nin açılımının alışveriş merkezi olduğunu geçenlerde öğrendim, AVM nedir lan diyordum ve fakat alışveriş tek bir kelime ve "Alışveriş Merkezi"nin kısaltmasının AM olması daha doğru ve güzel olur.
Deli İbrahim'e çok üzüldüm.Bi sktirip gitsinler ya cidden çok üzüldüm.
Sakın interaktif kayıtlar için altyapı yapmasınlar, onun yerine "except wireless users" yazsınlar. Sabahın köründe gidelim, halk ekmek kuyruğu gibi labların önünde sıraya girelim, birbirimizi ezelim.
İnsanların kalitelisi var kalitesizi var, bazı insanlar çok bariz bir şekilde kalitesiz. Kalibre meselesi, kalibre.
Fakirliğin gerçekten de hiçbir ilginç yanı yok. Bu postu editliyim yarın.
Edit: Daha editliycem, üşeniyorum.
Soyadım Böhürler olsa utanırdım, böhürlemek.
Asuş'u öpüyirum buradan. Yüzkitabına girmeyeceğim artık, çok oyalanıyorum orada. Değerli vaktimi harcıyorum ve de gördüğüm şeyler sinirimi bozuyor. Ekşi Sözlük de aynı şekilde, bazen sırf sinirimi bozmak için oralara giriyormuşum gibi geliyor. Ekşi Sözlüğe yine biraz girerim ama sanırım.
Bu dönem kendime verdiğim diğer bir söz ise bu dönem asla ve kata sabahlamayacağım.
AVM'nin açılımının alışveriş merkezi olduğunu geçenlerde öğrendim, AVM nedir lan diyordum ve fakat alışveriş tek bir kelime ve "Alışveriş Merkezi"nin kısaltmasının AM olması daha doğru ve güzel olur.
Deli İbrahim'e çok üzüldüm.Bi sktirip gitsinler ya cidden çok üzüldüm.
13 Şubat 2011 Pazar
İlişkiler Üzerine
Totaliterizm hayatın her yerinde. Örneklerin pek çoğunun bize etkileri olsa da, bu etki genelde direkt bir şekilde olmuyor. Aşk ilişkileri ise buna bir istisna.
İlişki olayının temeline indiğimiz vakit, aslında o kadar da kutsal bir şey olmadığını görüyoruz. Günümüzde (ve geçmişte de) insanlar kendilerinden başka kimseyle ilgilenmedikleri, daha önce hiç olmadıkları kadar yalnız oldukları için, örneğin, başlarına bir iş gelse gerçek anlamda biraz olsun umursayacak bir insanın varlığı için yanıp tutuşuyorlar(tutuşuyoruz, kendimi de bunun dışında bırakamam).
İlişki bir anlaşma, şartları da şöyle: Ben normalde seni sallamam, seninle ilgilenmem; ama sen beni diğer tüm insanların üzerine koymayı kabul edersen ben de aynı şeyi kabul ederim. Seni çok sevdiğim için değil, kendimi biraz daha güvende hissetmek için.
Bu yüzden, ayrılmadan önce günde 12 saat görüşen insanlar ayrıldıktan sonra birbirlerinden nefret ediyor, birbirleriyle görüşmek istemiyor. Özledikleri zaman da özledikleri şey asla "o kişi" değil, o sırada hissettikleri şeyler.
Ve bu yüzden, ilişkide taraflardan biri herhangi bir karşı cinse biraz yakınlık gösterdiğinde bu durum diğer taraf için bir sorun oluyor. Hatta daha ileri safhalarda kendi cinsinizle ya da bilgisayar oyunlarıyla vakit geçirmeniz bile bir sorun haline gelebiliyor. Sahip olunan emniyet duygusunun kaybolması endişesinden ileri geliyor bu durum.
Halbuki, bu kıskançlık meselesi aslında oldukça bencilce ve totaliter bir tutum. Çünkü birini sevdiğiniz için o kişinin tapusuna sahip olmazsınız. Evlilik kurumu her ne kadar bu söylediğime karşı olsa da traş(saçma) ve toplumun dayattığı bir kurum olduğu için problem yok. Toplumun dayattığı her şey iğrenç.
Bilmeliyiz ki şunu sevme eylemi, bunu sevme eylemini dışarıda bırakmaz ve kimseyi kısıtlama hakkına sahip değiliz.
Bir diğer husus da şu ki, aşk delice bir eylem değildir. Duygularımız düşüncelerimizden ayrılamaz. Toplumun aşktan daha önemli öncelikleri varsa, bu bizim için de geçerli olmak zorunda değildir. Sonuç olarak, her zaman gayet de rasyonel tercihler yaparız.
İlişki olayının temeline indiğimiz vakit, aslında o kadar da kutsal bir şey olmadığını görüyoruz. Günümüzde (ve geçmişte de) insanlar kendilerinden başka kimseyle ilgilenmedikleri, daha önce hiç olmadıkları kadar yalnız oldukları için, örneğin, başlarına bir iş gelse gerçek anlamda biraz olsun umursayacak bir insanın varlığı için yanıp tutuşuyorlar(tutuşuyoruz, kendimi de bunun dışında bırakamam).
İlişki bir anlaşma, şartları da şöyle: Ben normalde seni sallamam, seninle ilgilenmem; ama sen beni diğer tüm insanların üzerine koymayı kabul edersen ben de aynı şeyi kabul ederim. Seni çok sevdiğim için değil, kendimi biraz daha güvende hissetmek için.
Bu yüzden, ayrılmadan önce günde 12 saat görüşen insanlar ayrıldıktan sonra birbirlerinden nefret ediyor, birbirleriyle görüşmek istemiyor. Özledikleri zaman da özledikleri şey asla "o kişi" değil, o sırada hissettikleri şeyler.
Ve bu yüzden, ilişkide taraflardan biri herhangi bir karşı cinse biraz yakınlık gösterdiğinde bu durum diğer taraf için bir sorun oluyor. Hatta daha ileri safhalarda kendi cinsinizle ya da bilgisayar oyunlarıyla vakit geçirmeniz bile bir sorun haline gelebiliyor. Sahip olunan emniyet duygusunun kaybolması endişesinden ileri geliyor bu durum.
Halbuki, bu kıskançlık meselesi aslında oldukça bencilce ve totaliter bir tutum. Çünkü birini sevdiğiniz için o kişinin tapusuna sahip olmazsınız. Evlilik kurumu her ne kadar bu söylediğime karşı olsa da traş(saçma) ve toplumun dayattığı bir kurum olduğu için problem yok. Toplumun dayattığı her şey iğrenç.
Bilmeliyiz ki şunu sevme eylemi, bunu sevme eylemini dışarıda bırakmaz ve kimseyi kısıtlama hakkına sahip değiliz.
Bir diğer husus da şu ki, aşk delice bir eylem değildir. Duygularımız düşüncelerimizden ayrılamaz. Toplumun aşktan daha önemli öncelikleri varsa, bu bizim için de geçerli olmak zorunda değildir. Sonuç olarak, her zaman gayet de rasyonel tercihler yaparız.
1 Şubat 2011 Salı
Farklı Açılar ve Stoya
Başarısızlıklar üzerinden devam edebiliriz, zira yaşadıklarımızdan yola çıkıyoruz.
Öncelikle quantumcu inorganikçi birtakım oropsu çocuklarına lafım:
Quantum: Averajda 25 çakmışım curve'e ırzını sktiimin çocuğu, bb nedir?
Inorganic: Finalde 83 aldım lan curve'e 30 çaktım, cb nedir ha?
Gördüğünüz gibi bir miktar sinirliyim. Çevremde başını şişirebileceğim bir Asuş olmadığı için bir yere lazım yazmak.
İyi yaptığı şeyi sorgulamıyor kişioğlu, bu yüzden hep aynı kişiler kürek çekiyor.
Neden yaptığımız şeyi yapmaya devam ediyoruz? Daha spesifik olmak gerekirse, neden kürek çekiyorum?(Çünkü, neden bu içerisi dışarısından soğuk, egomanyağı hocaların ve embesilötesi öğrencilerin barınağı, sktiriboktan bölüme devam ettiğim sorusunun cevabı çok büyük bir muamma sayılmaz.)
Cevabı tam olarak bilmiyorum. Bu sezon kürek çekmem bir hata mıydı, bunu da bilmiyorum. Fakat gerçekten de bugün yaşadığımız şeylerin etkisini yarın görmemiz gibi bir durum söz konusu olmak zorunda değil.
Evet, antreman yapıyorum. 5 yıl önce de antreman yapıyordum. Antremanlar çok fazla değişmedi, derecem de fazla değişmedi(pöh), ve yaptığım şeyler az çok aynı olsa da her şey farklı. "Bu yıl" benim için farklı bir durum ve eminim(umarım), bu yıl yaşadıklarım bana daha önce sahip olmadığım bazı şeyler katacak.
Bugün Petar'i hamama götürdük, Baha keseledi adamı :) Kamp fena gitmiyor, ama su kötü genelde.
Aslında kürekle ilgili olmayan pek çok şey var düşündüğüm ama sktiret şimdi.
Yine de,
İnsan ne kadar büyük stres altında olursa olsun, hep şimdiki zamanda kalmalı, ayaklarını yere sağlam basmalı(ne çok sert ne çok hafif, raad olmalı yani), yaptığı şeyin ne kadar zor ya da yorucu olduğu ile değil yaptığı şeyin ne olduğuyla ilgilenmeli, her aşamada hedefler koymalı ve bunları sürekli revize etmeli. Yapmayı seçtiğimiz şeyleri ve yapmayı planladığımız seviye dahilinde. Birtakım karaktersiz orospu çocuğu sürülerine rağmen.
Öncelikle quantumcu inorganikçi birtakım oropsu çocuklarına lafım:
Quantum: Averajda 25 çakmışım curve'e ırzını sktiimin çocuğu, bb nedir?
Inorganic: Finalde 83 aldım lan curve'e 30 çaktım, cb nedir ha?
Gördüğünüz gibi bir miktar sinirliyim. Çevremde başını şişirebileceğim bir Asuş olmadığı için bir yere lazım yazmak.
İyi yaptığı şeyi sorgulamıyor kişioğlu, bu yüzden hep aynı kişiler kürek çekiyor.
Neden yaptığımız şeyi yapmaya devam ediyoruz? Daha spesifik olmak gerekirse, neden kürek çekiyorum?(Çünkü, neden bu içerisi dışarısından soğuk, egomanyağı hocaların ve embesilötesi öğrencilerin barınağı, sktiriboktan bölüme devam ettiğim sorusunun cevabı çok büyük bir muamma sayılmaz.)
Cevabı tam olarak bilmiyorum. Bu sezon kürek çekmem bir hata mıydı, bunu da bilmiyorum. Fakat gerçekten de bugün yaşadığımız şeylerin etkisini yarın görmemiz gibi bir durum söz konusu olmak zorunda değil.
Evet, antreman yapıyorum. 5 yıl önce de antreman yapıyordum. Antremanlar çok fazla değişmedi, derecem de fazla değişmedi(pöh), ve yaptığım şeyler az çok aynı olsa da her şey farklı. "Bu yıl" benim için farklı bir durum ve eminim(umarım), bu yıl yaşadıklarım bana daha önce sahip olmadığım bazı şeyler katacak.
Bugün Petar'i hamama götürdük, Baha keseledi adamı :) Kamp fena gitmiyor, ama su kötü genelde.
Aslında kürekle ilgili olmayan pek çok şey var düşündüğüm ama sktiret şimdi.
Yine de,
İnsan ne kadar büyük stres altında olursa olsun, hep şimdiki zamanda kalmalı, ayaklarını yere sağlam basmalı(ne çok sert ne çok hafif, raad olmalı yani), yaptığı şeyin ne kadar zor ya da yorucu olduğu ile değil yaptığı şeyin ne olduğuyla ilgilenmeli, her aşamada hedefler koymalı ve bunları sürekli revize etmeli. Yapmayı seçtiğimiz şeyleri ve yapmayı planladığımız seviye dahilinde. Birtakım karaktersiz orospu çocuğu sürülerine rağmen.
21 Ocak 2011 Cuma
AKP'nin bastığı düğme
![]() |
| Yine, yeniden... |
Tamam kadrolaşın polis, asker, hukukçu vs. olarak. Halihazırdakiler de bi bok değiller zaten. Memleket de ne oluyorsa olsun. Siyasi stratejilerinizi ortamı germek üzerine kurun, kutuplaştırın ülkeyi, bölünüyorsa bölünsün, federasyon falan olsun. (O zaman sıçarsınız ama, fakir ve dandik bölgeler olan doğu, iç anadolu ve karadenizde takılırsınız.) Ülke gerildikçe gerçekten de oy oranınız artsın.(Ne güzel her şey.)
Kemal Kılıçdaroğlu da tam 0(sıfır) vizyon devlet memuru gibi çabalıyor gerçekten de(bir şeylere). Erzurum'a gidip kahvede tavla oynayıp kıtlama şeker ile çay içince iktidara geleceğini düşünüyor. Hayal kırıklığına uğrattı beni, küçük AKP olacaklar cidden Kerem'in dediği gibi.
MHP de şaka gibi hanımınız oy vermiyor, sokaktan adam bulun oy versin bize gibi şeylerle uğraşıyorlar.
Hüseyin Çelik var şimdi. "propanda(propaganda demek istiyor)." "Biyalingual(bilingual demek istiyor)." "Birbirimize sert yapmamızın bir anlamı yok." "Gugıl yalan söylemez." gibi şeyler söylüyor.
Dün de Genç Bakış'da öğrenci konseyi başkanları vardı. O da ayrı bir bombaydı.
Amına koyayım böyle yerin, günlük siyaseti takip etmeyi bırakıyorum kesinlikle.
10 Ocak 2011 Pazartesi
Fena değil eheh. İyi hatta. Müge Boz adı da.
Kaç yıldır yaşıyorum, hala aman insanlar şöyle yok hayat böyle diye konuşup duruyorum ya. Bir de şey düşündüm, bu amınakodumun yaşlıları haftada otobüse en çok 5 kez falan bedava binebilse her şey daha iyi olmaz mı? Olur.
Bir de bugün Asuş'a da dediğim gibi, insanlar beni sevmiyor sanki ya ehe. Yani arkadaşlarım değil de tanıdıklarım, çok samimi olmadıklarım falan.
Ve de nach der Arbeit ist vor der Arbeit. Özellikle finallerde.
Kaç yıldır yaşıyorum, hala aman insanlar şöyle yok hayat böyle diye konuşup duruyorum ya. Bir de şey düşündüm, bu amınakodumun yaşlıları haftada otobüse en çok 5 kez falan bedava binebilse her şey daha iyi olmaz mı? Olur.
Bir de bugün Asuş'a da dediğim gibi, insanlar beni sevmiyor sanki ya ehe. Yani arkadaşlarım değil de tanıdıklarım, çok samimi olmadıklarım falan.
Ve de nach der Arbeit ist vor der Arbeit. Özellikle finallerde.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










